Harcamalarının önemi

Arge Haramaları 

Yabancı Sermayeyi Çekme: Arge harcamaları ülkeye doğrudan yabancı sermaye yatırımlarının gelmesinde ve yabancı kuruluşların teknoloji odaklı yatırımlar yapmasında, ülkenin sahip olduğu teknolojik yetenek oldukça önemlidir

arge harcamalari  

 Verimlilik Artışı: Ar‐Ge harcamaları mikro ve makro düzeyde verimliliği artırarak, ekonomik kalkınmayı teşvik etmede kilit unsurdurlar. Örneğin Ar‐Ge harcamaları sonucu yaratılan bilgi veya teknoloji sayesinde çevre, , ekonomi gibi alanlarda sorunlar çözülerek insanlığa yardım yapılmış olacaktır .

Teknolojik Bağımlılıktan Kurtulma: Ar‐Ge harcamaları ülkeleri teknolojik açıdan diğer ülkelere bağımlı olmaktan kurtarır.

Sosyal Katkı : Ar‐Ge faaliyetleri sadece üretim artışı ve ekonomik performansa değil sosyal amaçların gerçekleştirilmesine de önemli bir katkı sağlamaktadırlar.

Ar‐Ge harcamalarının bu sayılan avantaj ve işlevlerine dayanılarak, bir ülkenin gelişmişlik düzeyini ölçmede göz önünde bulundurulan unsurların başında geldiği söylenebilir. Nitekim; Japonya ve ABD gibi dünyanın ekonomik açıdan önde gelen ülkelerinin teknolojik yeniliklerin gerçekleştirilmesi adına ayırdıkları kaynaklar oldukça fazladır.

Ar‐Ge alanında vergi politikasının amacı, sosyal optimuma ulaşmak üzere özel girişimcilerin Ar‐Ge üzerine daha fazla yatırım yapmasını sağlamaktır. Ancak bütçe kısıtlamaları nedeniyle özellikle az gelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde kamu kesimi Ar‐Ge faaliyetleri yeterli olamamaktadır. Kamunun Ar‐Ge’ye ayırdığı kaynaklar ulusal hedeflere bağlı olarak gün geçtikçe artış gösterse de, her ülkenin stratejinin belirlediği hedefe ulaşması zor görünmektedir.

Ar‐Ge yatırımlarının arttırılmasında uygulanan teşvik politikaları doğrudan ve dolaylı politikalar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Ar‐Ge harcamalarını doğrudan etkileyen politikalar; Ar‐Ge’nin doğrudan finansmanı, yeni laboratuarların, üniversitelerin kurulması, beşeri sermaye yatırımları, patent haklarının korunmasına ilişkin kanunların çıkarılması ve Ar‐Ge ’ye yapılan vergi teşvikleri şeklinde sayılabilir. Dolaylı politikalar arasında ise, düzenleme ve rekabet politikaları en önemlileri olarak kabul edilmektedir. Ülkelerin teşvik için kullandığı araçlar arasında en yaygın olanı, maliye politikası araçlarından olan vergi teşvikleridir.

Ülkeler Ar‐Ge alanında çeşitli vergi teşvik türlerini kullanmaktadırlar. Bu türler; indirimler, hızlandırılmış  amortisman, vergi kredisi(Tax credit), vergi tatili, vergi istisnası ve muafiyetleri, belli koşullar altında firmalara düşük ya da sıfır vergi oranı uygulaması, gider yazılabilmesi şekillerinde görülebilir. İndirimler, Ar‐Ge harcamalarının safi gelirden düşülmesini sağlayan bir teşvik türüdür. Vergi kredisi, Ar‐Ge harcamalarının belirli bir oranının vergiden düşülmesini öngörür. En yaygın teşvik şekli, Ar‐Ge harcamalarının kanunen gider olarak kabul edilip, vergilenebilir gelirden düşülmesi veya Ar‐Ge faaliyetlerinde kullanılan varlıklar için hızlandırılmış  amortisman ayrılmasıdır.

Vergi teşviklerine en çok önem veren ülkeler; Fransa, Kanada, Norveç, Avustralya ve Hollanda olarak sayılabilir. Bu ülkelerin bilim ve teknoloji için ayırdıkları bütçeler içerisinde vergi teşviklerinin oluşturduğu tutar oldukça önemli bir yere sahiptir. AB ülkeleri içinde de en yüksek vergi teşvikine sahip ülkeler başta İspanya olmak üzere Portekiz ve Çek Cumhuriyeti ’dir.

G8 ülkeleri içerisinde Kanada Ar‐Ge yatırımlarının en çok yapıldığı ülkedir. ABD ile karşılaştırıldığında % 5.5 maliyet avantajına sahiptir. Kanada’da birçok endüstriyel Ar‐Ge çalışması Ontario’da yapılmaktadır. Ülkedeki Ar‐Ge harcamalarında ilk yüze giren yatırımcıların yaklaşık yarısı bu şehirdedir. Burada verilen teşviklerle, Ar‐Ge alanında % 10.9 maliyet avantajı sağlanmıştır. Bu şehirde uygulanan vergi teşvikleri şu şekildedir.

‐ Desteklenmesi öngörülen tüm bilimsel araştırma ve deneysel gelişim maliyetleri nin, sermaye teçhizatı dahil % 100’ünün safi gelirden düşüldüğü indirim,

‐  Bilimsel araştırma ve deneysel gelişim harcamalarının % 20’sinin vergiden düşülmesi şeklinde uygulanan vergi kredisi, olarak sayılabilir. Vergiden düşülecek indirim tutarı, ödenecek verginin tamamına eşit olmadığı zaman kalan tutar üç yıl öncesi yıllara ya da yirmi yıl ileriki yıllara ertelenebilir.
Son yıllarda gerek OECD ülkelerinde gerekse AB ülkelerinde Ar‐Ge faaliyetlerine yönelik teşvik politikalarında iki temel değişim gözlenmektedir. Bunlar;
‐ Doğrudan sübvansiyonlar yerine vergisel teşviklere ağırlık verme,
‐ Ar‐Ge’ye yapılan vergi teşviklerini yeniden gözden geçirerek bu teşviklerin etkinliğini arttırma çabası olarak görülmektedir.

Birinci tür değişimde, yani vergisel teşviklere ağırlık verilmesinde, Ar‐Ge projelerini seçmede potansiyel çarpıklıkları minimuma düşürmesinin ve Ar‐Ge politikalarının firmaları rekabete ve piyasaya doğru yönlendirilmesinin önemli rolü olmuştur. Bu politika değişimi hem OECD ülkelerinde hem de
AB ülkelerinde yaygın bir şekilde görülmektedir. Nitekim; OECD’de doğrudan devlet fonlarıyla finanse edilen özel sektör Ar‐Ge faaliyetlerinin ortalama olarak oranı 1995 yılında % 11 iken, 2005 yılında bu oran % 7’ye düşmüştür. 1995 yılında 12 OECD ülkesi Ar‐Ge’ye yönelik vergi teşvikleri uygulamaktayken, 2008 yılında ülke sayısı 21’e çıkmıştır.

Ülkemizde hem genel olarak Ar‐Ge harcamaları yetersizliği hem de özel sektörün payının düşüklüğü sorunu bulunmaktadır. Bu sorunlar sebebiyle, beş yıllık kalkınma planlarında da bilim ve teknolojinin önemi vurgulanarak Ar‐Ge alanında gelişmeler sağlanması için bazı kararlar yer almıştır. Son olarak 9. Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda yer alan ‘Ulusal Bilim, Teknoloji ve Yenilik Stratejisi’, 2013’e kadar gerçekleşmesi öngörülen iki önemli amacı içermektedir. Bu amaçlar; Ar‐Ge yatırımlarının oranının GSYİH içerisindeki payının % 2’ye ve tam zamanlı araştırma alanında çalışan kişi sayısının 80000’e çıkarılmasıdır (DPT, 9.Beş Yıllık Kalkınma Planı). Yine Dokuzuncu Beş Yıllık Kalkınma Planı’nda 2013 yılı itibari ile özel sektörün toplam Arge harcamalarının en az yüzde 60’ını gerçekleştirmesi hedeflenmektedir. Bu doğrultuda Ar‐Ge harcamalarının arttırılması yönünde teşviklerin geliştirilmesi tasarlanmaktadır. Bizim gibi kısıtlı bütçe olanaklarına sahip ülkelerde toplam Ar‐Ge harcamalarını arttırmada yönelinecek sektör, özel sektördür.

Benzer hibe ve teşvikler